• Eğitim sadece okula gitmek ve bir derece kazanmakla ilgili değildir. Bilginizi genişletmek ve yaşam hakkındaki gerçeği almakla ilgilidir. – Shakuntala Devi

Aidin Salih Karışık Yemek

Kemal Ayhan

Administrator
Yönetici
Karışık Yemek
Peygamberimiz (s.a.v.) hiçbir zaman süt ile birlikte balık, ekşi, yumurta
ve et yememiştir.
Mizaca uymayan veya birbirine uygun olmayıp, hazmı için ayrı enzim¬
ler gerektiren yemekler birbiriyle karıştığında hazmolamadan çürür. Mese¬
la, karbonhidratlar ile proteinler, süt Ürünleri ile balık, birkaç inekten sağı¬
larak karıştırılan süt, kanşık et (örneğin, aynı cinsten iki faiklı hayvanın eti,
bir hayvanın eti ile bir diğerinin yağı, dana ile tavuk eti veya aklınıza gele¬
bilecek herhangi bir et kombinasyonu), balık ile et, kanşık yağlar (örneğin,
koyun ile tavuk yağı, katı yağ ile sıvı yağ) birbirlerine zıttır. Çünkü bunla¬
rın parçalanabilmesi için ihtiyaç duyulan enzimler birbirine zıttır. Bu zıtlık,
enzimlerin üretilmesine engel olur ya da üretilmiş enzimlerin birbirini yok
etmesine sebep olur ve yenen yemek hazmolmadan çürümeye başlar. Bu,
midede saatler süren bir işlemdir ve bağırsaklarda da devam eder. Yemek¬
ten sonra kanda lökosit sayısının yükselmesi bu sebepledir.
Çürüme veya mayalanma sonucu oluşan zehirli ve asitli kalıntılar sinir
hücrelerini doğrudan etkileyerek bağırsakların hareketini yavaşlatır. Yavaş¬
layan bağırsaklarda toplanan kalıntılar, bağırsakları genişletir, cepler oluş¬
turur. Bu ceplerde dışkısai taşlar meydana gelir ve yıllarca atılmadan kalır.
Beslenmedeki hata devam ettikçe bağırsaklar daha ağırlaşır, hareketi daha
da yavaşlar ve kabızlık meydana gelir. Bağırsakların duvarları kanalizasyon
boruları gibi zehirli, yağlı atıklarla kaplanır. Bu noktadan sonra vücudun in-
toksikasyonu (toksinlerle dolması) hızla artmaya başlar. Vücut, direncini
kaybeder, halsizleşir, bağırsaklarda devamlı gaz oluşur, uyku ve tembellik
artar. Çürüyen veya mayalanan yemek artıkları bağırsağı zehirleyerek kana
karışır. Bu atıklar kandan bütün organlara ve hücrelere yayılarak onları da
zehirler, hastalıklara yol açar. Damarları tıkayıp, organ ve eklemlerde top¬
lanır. Tıkanan damarlarda akan koyu, ağır kan organları beslemekte yeter
siz kalır vc organlar, yukarıda belirttiğimiz gibi, ''Açız!1' diye çığlık atmaya
başlar.
 
Geri
Üst